5 Şubat 2009 Perşembe

Dalga mı Geçiyorsunuz?


Ulan yuh be...

aylardır haber sitelerinde reklamınızı yaptınız büyük indirim geliyor diye. İnternet fiyatlarını indireceğiz falan dediniz ama o da ne? bu kampanya sadece 2 aylıkmış ayrıca bu kampanyaya katılınca yine 24 ay mecburi kullanacaksınız.


Nedeni Belli Oldu


Herşeyin nedeni açık. Kampanya adı altında hem reklamınızı yapmak hem müşterilerinizi çoğaltmak hem de yüz binlerce müşterinizi yine sağlam kazığa bağlamak istiyorsunuz*. Adam gibi bir kampanya yapsanız şaşıracaktım zaten.


* Hem insanları eşek yerine koyuyorlar hem de kazık yiyoruz anlamında... Lan ne kelime oyunu yaptım be.

1 Şubat 2009 Pazar

Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olmak - 2



Şimdi burda değineceğimiz konu rte'nin yaptığı tavır ve etkileri.

İzleyenler doğal olarak çok büyük bir şoka uğradılar. Anadolu topraklarında yaşamış her insan ilk anda kendini hemen toparladı ve iç ses ona yürü be dedi. Kolay gaza gelmemizin bir sonucu bu. Sonra metronun ücretsiz olması havaalanında karşılamalar zaten olayın sıcaklığından dolayı gayet normaldi. Gelgelelim sonra sakin kafayla düşündük ve ulan israil bu boru değil oyun olma ihtimalleri üzerine gidelim bir de dedik bazılarımız.

Yaklaşan Seçim Propagandası mı?

Bu hareketin nedeninin seçimlerle alakalı olduğu birçok kişi tarafından tvlerde, tartışma programlarında falan dile getirildi. Evet propaganda diyenler, rte nin yaptığı oyunun çok sakıncalı ve riskli olduğunu söylediler. Propaganda değil diyenler ise, rte nin böyle bir riski göze alamayacağını ve olsa bile eehh sokarım huleyn inceldiği yerden kopsun amuhagoyim dediler genelde. ki onlar gazzeye yardım amaçlı ya da israile karşı durma amaçlı çoktan askere gidelim diyordu. Neyse sakin kafayla düşünmek her zaman daha sağlıklı olmuştur.

Yükselen Milliyetçilik Dışavurumu mu?

Diğer ihtimal rte nin türk-islam sentezini gösterdiği yılların birikimini yanına alarak yeter ulan kardeşlerimizi öldürdüğünüz demesidir. Bu ihtimal muhafazakar kesimde daha çok kabul görülüp, görünmek istenendir. Neyse bunun da faturası kabarık olabilir.

Ulan peki ne yapacaz.
Bu adamların yaptığı katliama sessiz mi kalalım?
Öldürdüğü çocuklar için sadece yas tutup, organizasyonlar düzenleyip, yardım mı toplayalım?
Hayır, ama bu işlerin karşısında olmanın gücünün büyüklüğü, mahalle kahvesi kavgasından çok daha büyük güçlere sahip şeylerle gösterilebilir.
Bu işin tarihi ve nasıl bugünlere geldiği ayrı bir tartışma konusudur.
Keşke böyle olmasaydı diyoruz ama geleceğimiz için yatırım yapmıyoruz.
Bu tartışmanın sonucunda bize kalan yabancı dil bilmeyen bir devlet başkanına sahip olduğumuzu anlamamız. İsrail gibi nefret edilen bir ülkeyle aslında çok sıkı bağlarımızın olması, ve Kasımpaşalı bir başbakanımızın olduğudur.
Makara için çok malzeme kaldı makaracılara.
(bkz. van minıt)
(bkz. daha davos'a gelmem)
(bkz. siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz)
(bkz. http://sozluk.sourtimes.com/)

Sonuçlarını zaman gösterecek...

28 Ocak 2009 Çarşamba

Eşitsizliğin Meşrulaşması - 1

Şimdi efenim bilindiği gibi ne demiş rousseau amcamız. İlk eşitsizlik mülkiyetle başladı. Adamın biri, muhtemelen Tanrı'nın yarattığı doğanın bir kısmı için, burası benim dedi ve kimse
"hassiktir nasıl lan" demediği için adamın o toprakta yetiştirdiği malları yemesini ve satmasını izlemekle yetindiler. Sonra bu eşitsizlik büyüdü gelişti, kiminin işine geldi , güç dengeleri değişti ve ve ve evet geliyor...

Kadın-Erkek Eşitsizliği

Bunun temelini özel olarak araştıramadım tabi kusura bakmayın ama tahminimce kadının fiziksel gücünün yetersizliği, en azından erkeğe böyle gelmesi sonucunda ortaya çıktı. Günümüze hızlıca bi atlarsak görüyoruz ki töre cinayetleri ve bilimum iffet ve namus orijinli cinayetler yine buradan türemiş gibi görünüyor.

Adam üşenmemiş, yok yok kadın, kitap yazmış erkeklerin yaptığı şeyilerin nasıl meşru olduğuyla ilgili.

Leora Tanenbaum... 'sürtük' diye bir kitap yazmış artık kalanı ordan alıntı buyrun;

Sevgili üstüne sevgili değiştiren erkek "çapkın"dır...Aynı şeyi yapan bir kız ise "sürtük"dür...

Bir erkek sevgilisini aldatırsa "Don Juan"dır... Kadın bunu yaparsa "fahişe"dir...

Bir erkek atak ve girişkense "Casanova"dır... Bu bir kadın ise "şıllık"tır...

Kitabın başında bir liste var... Listede cinsel açıdan ismi kötüye çıkan kadın ve erkeklere takılan sıfatlar sıralanmış...

Çifte standartı gösteren bir örnek... Erkekler için kullanılan olumsuz sıfat sadece 2 tane;

*Aygır*Jigolo

İş kadınlara gelince bakın listede neler var;

*Sürtük*Orospu*Şıllık*Kaltak*Fahişe*Hafif meşrep*Kucak kadını*Erkek delisi*Sokak kadını*Yırtık*Haspa*Kancık*Zilli*Kaldırım yosması*Yelloz*Kahpe*Motor*Fındıkkıran.

Ya işte ne kadar yabancı gelse bile bu kelimelerin sahibi Amerikalılar*. ama kullanılmıyomu kardeşim böyle işte herneyse var mı eşitsizlik var. Adam olun lan eşitsizlik yapmayın :D

Kaynak: Hacer Alkan. 25 Ocak 2009. http://www.internethaber.com/
*Amerika Birleşik Devleti Vatandaşları

11 Ocak 2009 Pazar

Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olmak



Eveeett..

Bugün yazacağım konu başlıktan da anlaşılabileceği gibi "yargısız infaz".

Günümüzde sadece geri kafalı veya örümcek kafalı diye tabir ettiğimiz yobazlarda bulunan bu akım, içinde birçok önyargı, önkabul ve değiştirilemez bilgi içerir. Günümüzde en çok görüleni ise Ermeniler için sokaklara dökülen binlerin şehitler için hiçbir şey yapmaması sorunudur. Yani onlar böyle düşünür. Belki de böyle görmek ister... Bu tür grupların bir fikir babaları vardır. Yaşlarının çok büyük olması gerekmez. Bunlardan duyduğu herşeyi sorgusuz bir şekilde kabul eder ve bunları direk olarak beyinlerine monte ederler. Misal, bu adamlar bunlara kürtler için ileri geri söz söylerse, bu adamlar için o güne kadar can ciğer oldukları kürt arkadaşları hakkında tam tersi düşüncelere sahip olurlar. Bundandır ki, memleketi sorulan birisine alınan Diyarbakır cevabı kafada binbir türlü şeyin parlamasına neden olur. Otomatikmen bu kişinin Güneydoğulu, kürt olduğu, PKK ile bir bağlantısının olduğu, Türk düşmanı olduğu, dağdan indiği, mağarada doğduğu, konuşmasını bilmediği gibi sonuçlar ortaya çıkar. Bu kişinin senin düşündüğün gibi olmadığı, senden kat kat daha fazla insan olduğuna çok daha sonraları iş işten geçtikten sonra anlarsın, çünkü hayatına girebilecek müthiş bir insanı kaybetmişsindir. Tabii istisnalar kaideyi bozmayabiliyor. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım lütfen...

13 Kasım 2008 Perşembe

Di'li Geçmişin Bitişi

Kurtuluş Savaşı'nın son gazisi olan Mustafa Şekip Birgöl, 105 yaşında hayaını kaybetti. Bu, bir dönemin bitmesinide beraberinde getirdi. Artık kimsenin "savaştık" veya "yendik", "denize döktük" diyemeyeceği bir yana, diğer tarafta bu savaşın kimsenin umrunda olmadığını görmek bizi derinden yaralıyor olmalı. Günümüe gelene kadar nice darbeler, suikastler görmüş Türkiye halkı, kurtuluş savaşının önemini artık medyanın yavşak politikalarıyla "belki" anlar. Hepsi Atatürkçü olur, rahmetlinin evine o pis, timsah gözyaşlarını dökerler. 

Ruhun şad olsun...

9 Kasım 2008 Pazar

Zihniyet Sapık Olursa


Hayatı boyunca belkide cinsel istismarın ne demek olduğunu bile bilmeyen "çocuklar" son günlerde büyük ihtimalle televizyonlar aracılığı ile gördükleri sapkınlıklar karşısında ne düşünüyorlar kim bilir. Orda burda bazen özel hatımıza müdahale ediyor dediğimiz kameralarda olmasa, toplum baskısını iliklerine kadar, daha ufacık yaşlardan itibaren hisseden kızlarımız neler diyebilecek ki !!! Hayatı boyunca, tüm masumluklarına rağmen, toplum tarafından fişlenecek olan bu zavallı çocuklara kim tekrar saf gözlerle bakabilecek. Daha doğrusu böyle bir toplumun içinde o çocuklar kendilerini tekrar nasıl sosyalleştirebilecekler.
İşte burda onları nasıl tekrar kazanabileceğimizi gözden geçirmeli, "ulan suç sende değil bu şerefsizliği yapan adi herifte" diyebilmeliyiz. Otobüslerde, mahallede, sokakta, iş yerinde herzaman ve her an karşılaşabileceğimiz, hayatını sadece erkeksi ihtiyaçları etrafında yürüten sapkın ve sapık zihniyetli egoistlerin önüne geçmek için derhal sosyal bir hukuk devletinin yapması gereken herşey yapılmalı, ıslahevinde ayriyeten göreceği muamelede ibret olsun diye + 18 programlarda yayınlanmalıdır.